• İtalya

    Gerçek İtalyan: Napoli

    Umarım bir gün blogumun İtalya sekmesinde tüm şehirler tanıtılmış olacak. Bu en büyük dileğim. İtalya’nın en çelişkilerle dolu şehri Napoli. Milano’nun zenginliği, Roma’nın tarihi, Floransa’nın sanatı, hepsinden biraz var, karmakarışık, fazla göç almış, kocaman bir şehir, belki gerçek İtalya. Peki Napoli’ye sadece Napoliten pizza yemeye mi gelinir? Evet 🙂 Ama öte yandan da bu şehri gidilecek yerler listesine eklemek için geçerli sebepler var. İtalya’ya hayranım. İnanılmaz bir tarih, harika müzeler, tam benim damak tadıma uygun yemekler, korunmuş bir doğa var. Bu saydıklarım İtalya’nın tümü için geçerli ama güneyde bir de insanlar başka tatlı. Daha az gelişmiş olduğundan belki sıcak, doğal, bol el kol hareketiyle konuşan güneyin İtalyanlarına bayılıyorum. Napoli’nin kesinlikle ruhu…

  • Almanya

    Berlin: Avrupa’nın Elit İstanbul’u (Bir de bonus:Potsdam)

    Berlin, benim için ikinci ev gibi. Bir kere şehirde ciddi bir Türk nüfusu var, şehir asla küçük değil ama kalabalık yok, düzenli, temiz, insanı enfes, özel bir tarihi birikime sahip. Herkesin mutlaka yaşaması gereken farklı bir kültürü var. Diğer Avrupa şehirleri gibi birbirini tekrarlamıyor, farklı bir tecrübe. Neden mi? Anlatacağım. Öncelikle, en önemli konu.  Ne zaman gitmeli? Berlin’de yazlar serin, Ekim-Nisan arası az serin, kış ayları aşırı soğuk. Bakın, soğuktan kastım kutuplarda daha az üşümüştüm, öyle diyeyim. Yani aslında 9 ay kış gibi bir şey. Biz niye Ocak’ta gittik? Bunu bindiğimiz her taksi şoförü de merak etti ve sordu. Burada akrabanız mı var? Hayır. Niye geldiniz o zaman bu soğukta? Çünkü…

  • Güney Amerika

    Buenos Aires’te Tango, Üstüne Yağmur Ormanları’nda Şelale, En Son da Tatlı Niyetine Cennet Rio Gezi Rehberi

    Arjantin ve Brezilya Hayali Kuranlar İçin Konuya Giriş yazımı okuduysanız, geriye rota üzerinde görülmesi gereken yerler kalıyor. Buyurun o zaman, fazla uzatmayayım, rota planı sırası ile: Buenos Aires: ( 3 gün) Buenos Aires, şiir gibi şehir. Avrupai, o kadar fakirliğe rağmen bakımlı, renkli. Siz gene de tedbiri elden bırakmayın, bilmediğiniz ara sokaklara dalmayın, manzara bir sokak ileride çok değişebiliyor, şehrin tadını çıkarın. Tango, et, futbol üçlüsü şehre damga vurmuş durumda. Tango gösterisi izleyin, mümkünse River Plate veya Boca Junior’ın maçına gidin, Bir de et yiyin. Gerçekten benim bugüne kadar et diye  yediklerim neydi diyeceksiniz.  Aşağıda, Buenos Aires’te görülmeden dönülmemesi gereken yerleri kısa kısa özetledim. Bu yerlerin hepsini 3 günde bol…

  • Güney Amerika

    Brezilya-Arjantin Hayali Kuranlar İçin Konuya Giriş

    İlk olarak şöyle başlayayım, benim ilk Güney Amerika seyahatimdi, bu nedenle tüm Güney Amerika’yla Brezilya ve Arjantin’i kıyaslayamıyorum ne yazık ki. Diğer bir önemli bilgi, tur ile gittim, yani hiç tercih etmediğim bir yöntem, çünkü kendi gezimi kendim planlarım her zaman. Sonuç, iyi ki gittim mi? Evet. Turla gitmek kötü bir fikir mi? Hayır. Bunu açalım. Güney Amerika, çok farklı bir coğrafya, çok büyük, mesafeler, çok uzak, yani biz belki koca kıtanın 1/20’sini gezebildik 10 günde. Bir de oldukça ciddiye alınması gereken bir güvenlik sorunu var bazı bölgelerde, hani aldım sırtıma çantamı sokak sokak gezdim gibi bir şans yok. Turla gitmenin iki dezavantajı var, daha pahalıya geliyor ve kafanıza göre…

  • Yunanistan

    Hydra: Bozcaada’nın Positano Görünümlüsü, Yunan Adaları’nın En Asili

    Adaları çok sevdiğim doğrudur. Hemen her seyahatimde yakında bir ada varsa mutlaka plana alınır, gidecek gezim yoksa ayda bir Heybeli Burgaz yaparım, bence deniz üzerinde olduğunu hissetmenin en güzel yolu ada yolculuklarıdır. Adalarda zaman yavaş akar, muhabbetlerin en derinleri yapılır, köy kahvelerinde yan masaya kulak verilip hikâyeler dinlenir, en güzel günbatımı anıları biriktirilir.  Her sene birkaç gün de olsa az bilinen bir Ege adasına gitmeyi seviyorum. Bozcaada, Gökçeada favoriler ama Yunan adalarının da yeri ayrı. Yunanistan’ın çenesi düşük insanlarını, denizinin o koyu lacivertini, muhallebi kıvamını, organize olmayan plajlarını, kumlu ayakla deniz kenarında bir tavernaya oturup kabak kızartma, musakka cacık yemeyi kış boyu hayal ediyorum. Özetle, bu senenin tercihi Hydra oldu.…

  • Faydalı Seyahat Rehberleri

    2020 İçin Resmi Tatillerden En İyi Şekilde Faydalanma Rehberi

    Tüm çalışanlar için her yeni senenin öncesinde resmi tatillerin hangi günlere geldiğine bakıp planlar yapmak usüldendir. Hele ki 23 Nisan, 19 Mayıs, 29 Ekim günleri Perşembe ya da Salı günlerine gelirse hemen aradaki bir günü alıp tatili 4 güne uzatalım da bir yerlere kaçalım konuşmaları, hemen her ofiste Eylül Ekim aylarının favori konularındandır 🙂 Ben de hayatının büyük bölümünde bu tip sürpriz tatilleri kovalamış bir eski ofis çalışanı olarak sizler için 2020 yılını inceledim, minimum izinle maksimum tatil nasıl yapılır baktım, üstüne de yurtdışı için bazı rota önerilerinde bulundum. Eh, daha ne olsun? Yazıyı okumadan önce bir kaç noktayı belirtmek isterim. Schengen vizesi ile gidilecek yerleri özellikle belirtmedim, Schengen dışı…

  • Türkiye

    Ege’nin Az Bilinen Köyleri/2 (Aslında Bu Grup Oldukça Meşhur Olmuş)

    Urla-Seferihisar arası, son yıllarda büyük şehirlerden kaçan beyaz yakalıların yeni gözdesi oldu, haliyle de çok hızlı gelişti. İzmir’e yakınlıkları, hem yazın hem de kışın yaşanabilir olmaları, denize olan kısa mesafeleri, doğal çevre, köy hayatına özlem, şehirden bunalanları buraları keşfe itti. Bu hem iyi hem de kötü. Bölge kültürel ve sanatsal anlamda çok gelişti, bu iyi kısmı. Yapılaşmada dikkatli davranılıyor görece, bu da fena değil. Gel gelelim bir yer popüler olunca hemen bozuyoruz ya, insan eli bir yeri hemen yüceltip sonra sıkılıp atmaya çok yatkın ne yazık ki (bakınız Çınarcık, Silivri, Erdek). Bu da benim- ve pek çoğumuzun korkusu. Aslında Seferihisar-Urla-Karaburun üçgeni, bir haftalık bir tatil rotası için ideal. Seneye bunu…

  • Türkiye

    Ege’nin Az Bilinen Köyleri/1 (Mümkünse Öyle Kalsınlar)

    Bu yazının içeriği, kendi memleketim Kuşadası’na annemlerin yazlığına gittiğimde, bu sene bir değişiklik yapalım kimsenin pek bilmediği yerleri gezelim konuşması ile ortaya çıktı. Annem ve babam gezme ruhu konusunda benden çok da farklı olmadıklarından, hemen planlar yapıldı,  öneriler birbirini kovaladı, ortaya her gün keşfedilen başka bir köy, bir sonraki gün onun motivasyonu ile yeni bir yer daha bulma darken bir baktık bir haftada 11 köy/kasaba gezmişiz. Bu yazı, daldan dala, oradan oraya atlayacak. Köyleri birbirine yakınlığına göre ayırmaya çalıştım, yazıyı şimdilik ikiye böldüm. Seneye de eklemeler devam edecek, çünkü Ege gez gör bitmez. Siz buna bir başlangıç olarak bakın, aradan istediğinizi seçin.  Bir ön bilgi daha. Benim konaklama yerim, yani…

  • slovenya

    2019’un Favorisi: Slovenya Bled Gölü, Üstüne Tatlı Niyetine Ljubljana

    Biz aslında Slovenya’yı yıllardır merak ediyorduk, ama bir türlü fırsat bulamamıştık Balkanların bu en Avrupalı ülkesine gitmeye. Fark etmişsinizdir, Balkan gezileri genellikle Makedonya, Bosna, Kosova ve Karadağ’ı kapsıyor, hatta belki bir de Hırvatistan’ı, ama Slovenya pek olmuyor bu rotalarda. Bense bir gittim, kesin bir daha giderim dedim. Slovenya, başlı başına şöyle 1 haftalık uzun uzun gezmeyi hak eden bir ülkeymiş. Hem Balkan, hem Avrupalı, çünkü Avusturya ve Kuzey İtalya’nın dibinde. Doğası Avusturyalı, başkenti İtalyan, halkı Balkan. Daha güzel birleşim olur mu? Blogumda yeni paylaştığım iki adet Avusturya yazım: Salburg şehir yazısı ve Hallstatt ve Göller yazılarım, aslında aynı rotada yaptığımız Slovenya ile birleşti. Yani İstanbul’dan Salzburg’a uçtuk, araç kiraladık, ilk…

  • Avusturya

    Avrupa’nın En Masalsı Bölgesi: Hallstatt ve Göller

    Salzburg’a uçup, küçük ama son derece düzenli bu güzel şehirde tarihe doyup doğal güzellikler açısından Avrupa’nın en masalsı kasabalarından biri olan Hallstatt’a geçmek bir seyahatten beklenen her türlü mutluluk sebebini karşılıyor gerçekten. Salzburg’dan Hallstatt’a gitmenin en doğru yöntemi araç kiralamak. Salzburg’da satılan günlük paket turlara da bakılabilir ancak hem daha pahalı, hem de kalabalık bir gruba bağlı kalarak gezmek hiç tercih etmediğimiz bir yöntem. Araç kiralamanın en büyük avantajı ise Salzburg-Hallstatt arasında yolda durmanızı mutlaka önerdiğim köyler: Yani Fuschl am See, St Gilgen ve St Wolfgang köyleri. Hallstatt tabii ki harika bir yer, ama bu köylerin de altında kalır yanı yok, üstüne bir de aşırı sakinler. Bölge, dağlık olduğundan yazın…